26 Temmuz 2014 Cumartesi

Kitap İncelemesi / Dantel Falcısı-Brunonia Barry





D&R'ın indirim reyonunda gezinirken çok uygun bir fiyata aldığım bu kitabın arka kapağında "Sırlar, karmaşık kimlikler, yalanlar ve yarı gerçekler dünyasında hareket eden, büyüleyici bir hikaye..." yazıyordu. İlgimi çekti, ne kadar kötü olabilir ki diye düşündüm. Kitabı 2 kere yarıda bırakarak araya başka kitaplar karıştırıp bunu bir köşeye attım. Sonra da azmettim ve bu bitmeden başka kitaba başlamayacağıma karar verdim. 

Öncelikle biraz yazardan bahsetmek istiyorum. Çünkü gerçekten daha önce hiç duymadığım ve araştırdığımda hakkında Türkçe hiç bilgi bulamadığım bu yazar Massachusetts'te doğup büyümüş ve New Hempshire Üniversitesi'nde edebiyat ve yaratıcı yazarlık eğitimi almıştır. Tiyatroyu çok sevdiği için Chicago'ya gitmiş ve burada çeşitli oyunların tanıtımlarında yer almıştır. New York'ta senaryo yazarlığı eğitimi almış, ABD'nin büyük bir kısmını dolaştıktan sonra Massachusetts'e dönmüş ve eşiyle beraber Salem'de yaşamaya başlamıştır. Aynı zamanda eşi Gary Ward ile beraber zeka oyunları ve bulmacalar üzerinde çalışan bir şirket kurmuştur. Bu romanda yazarın ilk romanıdır. Yazar hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz şurada bulabilirsiniz.



Kitabı okurken Salem ve Massachusetts öyle detaylı betimlenmiş ki yazarın orada yaşıyor olduğuna hiç şaşırmadım. Çoğumuzun bildiği gibi birçok diziye ve filme de konu olmuş Salem ve Salem cadıları çok ünlüdür. Bu kitap da Salem cadılarından gelen Towner Whitney'i anlatmaktadır. Salem cadılarını evet biliyordum ama bu kitap tekrardan araştırmama neden oldu. 



Kitabın biraz içeriğinden bahsetmem gerekirse Towner Whitney, Whitney ailesinin kadınlarına ait olan özel bir yeteneğe sahiptir. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere Whitney kadınları dantel falı bakıp geleceği görebiliyorlar. Hatta Kalvinistler tarafından "cadı" olarak adlandırılmaktadırlar. Towner bir gün ailesinden kendisine en yakın gördüğü Eva'nın kaybolduğu hakkında bir telefon alır ve Salem'e geri döner. Fakat ne yazık ki Eva'nın şüpheli ölümüyle karşı karşıya kalır ve kendi geçmişinin izleriyle yüzleşmeye başlar. Towner, ikiz kardeşi Lyndley'in intiharından sonra Salem'e ilk defa gelmiştir. Çocuğu olmadığı için annesinin, teyzesi Emma'ya verdiği bu ikizinin babasından gördüğü utanç verici cinsel saldırıları ve dayakları hatırlar. Bu sırada Salem'de bir kız daha kaybolur ve polis şefi Rafferty hem bunları araştırırken hem de Towner ile ilgilenmeye çalışır. 

Bana göre kitap kurgusal açıdan biraz karışık. Kitabı ilk okumaya başladığımda isimlere adapte olmakta çok zorlanmıştım. Bazı yerlerdeki gereksiz betimlemeler ne yalan söyleyeyim beni çok yordu ama ona rağmen güzel bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Özellikle sonu çok şaşırtıcı bitiyor. Ne yazık ki Towner -asıl adı Sophya olan- asıl annesinin teyzesi olduğunu ve ikiz kardeşinin de aslında doğum sırasında öldüğünü öğrenir. Kişilik problemi olan Towner, hayatındaki bütün kötü olayları ikiz kardeşi yaşamış gibi düşünmüştür. 



İkizler özel şeylerdi. Herhangi bir yaşta ikizinizi kaybettiğinizde, kendinizden bir parçayı yitirirsiniz. Yarınız ölür. İkizini anne karnında ya da doğumda kaybedip ikiz olduğunu bilmeyenler bile sanki yarı parçaları kaybolmuş ve bir daha asla bulamayacak gibi ayrılık ve keder duygularıyla dolanıp durmuştur hayatları boyunca.


Ne yalan söyleyeyim kitap bittiğinde Towner için çok üzüldüm. Çünkü ona baya alışmıştım. Ama kendisi tanıştığım en deli kahramanlardan biri olmayı başardı. O yüzden kitap; dantel falı, gereksiz polisiye durumları ve dediğimi gibi abartılı betimlemeler dışında konu olarak güzeldi. Yazarımız Brunonia Barry, bende ilgi uyandırdı ve en kısa zamanda onun bir kitabını daha alacağım. 

Kitap sayesinde Salem ile aramda özel bir bağ oluştu :) Kitap hakkında daha detaylı bilgi için burayı ziyaret edebilirsiniz. 




KEYİFLİ OKUMALAR.....




1 yorum:

  1. Ne güzel bir paylaşım olmuş izlemeye aldım bana da beklerım http://meralgumus.blogspot.com.tr/

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...